| işiten kulağı ,gören gözü,tutan eli yürüyen ayağı hadisin izahiyatı |
|
|
|
| şeyh useymin tarafından yazıldı. |
| Pazar, 05 Åžubat 2012 23:56 |
|
 işiten kulağı ,gören gözü,tutan eli yürüyen ayağı hadisin izahiyatı Allah Teala,bir hadiis-i kudside şöyle buyurmaktadır:
Bu hadiste geçen : iÅŸiten kulağı, gören gözü,tutan eli, yürüyen ayağı nasıl anlamak lazım diye soruldu. Bu hadisi kudsi hakkın da verilecek olan cevap şudur: ilkin bilinmelidir ki bu hadis sahihtir. Onu Buhari rikak kitabının otuz sekizincinumaralı tevazu babın da  rivayet etmiÅŸtir.(hadis no:6502 ebu hureyre rh. rivayetli hadis) Selef, yani ehli sünnet,bu hadisin zahir anlamını esas almışlar ve onun hakiki anlamı üzere kabul etmiÅŸlerdir. Fakat bu hadisin zahir anlamı nedir? diye sorulacak olursa; Acaba onun zahir anlamı;Allah Teala, veli kulunun kulağın da gözünde ,elin de, ayağın da dogruluga ulaÅŸtırır;öyle ki onu algısı ve ameli,Allah için,Allah ile ve Allah uÄŸrunda olur? Hiç kuÅŸkusuz ilk yorum,hadisin zahir anlamı deÄŸildir. Hatta düşünen kimselerin de anlayacağı üzere hadis, böyle bir ÅŸey  ifade etmemektedir. Çünkü hadis te bu yoruma imkan vermeyen iki neden vardır. 1-Allah Teala şöyle buyurmuÅŸtur;”kulum bana nafile ibadetler le yaklaÅŸamaya devam eder taki ben, onun severim.” “ÅŸayet benden bir istekte bulunacak olursa onu mutlaka veririm. Åžayet bana sığınacak olursa onu mutlaka sığınmam altına alırım.”Böylece bir kuldan ve mabuddan, yaklaÅŸan da ve de kendisne yaklaşılandan ,sevenden vede sevilen den,isteyen den vede istenilenden,sığınandan vede sığınılandan,sığındırandan ve sığındırılandan bahsetmiÅŸtir. Dolayısıyla hadis ,iki ayrı varlıktan söz etmektedir vede her ikisi de bir birinden farklıdır. Bu da onlardan birinin bir diÄŸerinin vasfı yada onun organlarından birinin olmasını gerektirmemektedir . 2-Veli kulunun kulağı,gözü,eli,ayağı bütün hepsi,birer vasıf yada organdır ve sonradan var olmuÅŸ birer mahluktur.aklı olan birinin,kendisinden önce hiçbir varlığın olamdıgı yüce yaratıcıyı ,bir yaratılmışın kulağı,gözü,eli ve ayağı olmasını anlamsı mümkün degilidir. Hatta insan böyle bir ÅŸey düşünmekten bile iÄŸrenir ve faraziye bile olsa bunu söylemeye dili varmaz. Öylese bunun,bu kudsi hadisin zahir anlamı olduguunu ve ona bu zahir anlamın dan farklı bir anlam yüklendiÄŸini nasıl söyleyebilir?Ey Allahım seni hamd ile tenzih ederiz!Biz seni hakkıyla övemeyiz.sen kendini nasıl övmüş isen sen öyesindir! İlk yorumun batıl ve imkansız olduÄŸu anlaşılmıştır.yani Allah Teala, veli kulunun kulağında, gözünde ,elinde ve ayağında dogruluga yönlendirir,öyleki onun kulağı ve gözüyle algılaması eli vede ayağı ile amel etmesi bütün bunlar,ihlas yönüyle Allah için yardım yönün den Allah ile din ve ittiba uÄŸrunda da Allah için olur. Böylece o kul ;ihlas ,yardım ve ittiba yönlerinden kemale erer ki buda baÅŸarının zirvesidir. İşte selefin bu hadisi kudsiyi anlaması ve de izah etmesi bu yönledir. Bu izah ,hem lafızların zahirine ,hem mananın ,hakikatine ,hemde hadisin baÄŸlamına uygundur.onda ne tevil, vardır,nede söze zahir anlamının dışın da bir anlam yükleme vardır hamd vede övgü alemlerin yaratıcı olan Allaha aittir. |