FETVALAR PDF Yazdır e-Posta
SUUD FETVA KOMİSYONU tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 06 Åžubat 2012 00:18

 

SORU:  Kâhin, falcı ve gaybden haber verenlere gitmek caiz midir?

altCEVAP: Sihirbazlara, kâhin, falcı ve gaybden haber verenlere, müneccimlere (yıldız falcılarına) gitmek ve onları tasdik etmek (doÄŸrulamak) caiz deÄŸildir. Bu konuyla alakalı Peygamber –sallallahu aleyhi ve selem- şöyle buyurur: “Kim bir kâhine, falcıya gelir ve ona bir ÅŸey sorarsa kırk gün namazı kabul olmaz.

” (Muslim Sahihinde rivayet etmiÅŸtir.) Arraf yani kâhin, falcı kelimesi, kâhin, müneccim ve sihirbazı içine alır. Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-‘in buyurduÄŸu gibi: “Kim bir kâhine gelir ve dediÄŸini doÄŸrularsa  Muhammed’e indirileni inkâr etmiÅŸtir.” (Bu hadisi Sünen ehli rivayet etmiÅŸlerdir.)  Alimler Heyeti.

 

SORU: Allah’tan baÅŸkası adına yemin etmek caiz midir?

CEVAP: Allah’tan baÅŸkası adına yemin etmek Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem-‘in ÅŸu hadisi gereÄŸi caiz deÄŸildir: “Bana kulak verin (ey Allah’ın kulları!) Şüphesiz ki Allah babalarınız adına yemin etmenizi yasaklar. Her kim yemin edecekse, Allah adına yemin etsin yahut da sussun.” (Buhari- Muslim) Ebu Davud ve Nesai’nin Ebu Hureyre –radıyallahu anhu-‘dan rivayet ettikleri hadiste Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve selem- şöyle buyurur: “Babalarınız ve analarınız adına yemin etmeyin. Samimi olarak ancak Allah adına yemin edin.” Ebu Davud ve Tirmizi’nin sahih bir isnadla rivayet ettikleri hadiste Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve selem- şöyle buyurur: “Kim Allah’tan baÅŸkası adına yemin ederse kâfir veya müşrik olur.”   Alimler Heyeti.

 

SORU: Ölünün kabrinin üstüne, üzerinde Kur’an âyetleri ve buna ek olarak ölünün ismi ve ölüm tarihi vb. yazılı demirden bir parça (veya tabela) konması caiz midir? 

CEVAP: Ölünün kabrinin üstüne ne Kur’an âyetleri ne de baÅŸkasını, ne demir ne de levha ve gayrisi üzerine yazmak, Cabir -radıyallahu anhu-‘nun rivayet ettiÄŸi hadiste, Rasû-lullah –sallallahu aleyhi ve selem- kabri kireçlemeyi, üstüne oturmayı ve üstüne bina yapma-yı yasaklamasından dolayı caiz deÄŸildir. Tirmizi’nin ve Nesai’nin sahih bir isnadla Rasûlullah  –sallallahu aleyhi ve selem-‘in “üzerine yazmayı da yasaklamıştır” buyurduÄŸu ziyadesi vardır. Åžeyh İbnu Baz

 

SORU: Kadının kabirleri ziyaret etmesinin hükmü nedir?        

CEVAP: Kadınların kabirleri ziyaret etmesi caiz deÄŸildir. Çünkü Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve selem-kabirleri ziyaret eden kadınlara lânet etmiÅŸtir. Çünkü kadınlar fitnedir ve onların sabırları azdır. Allah’ın rahmet ettiÄŸi ve ihsanda bulunduÄŸu kiÅŸinin, kadınlara kabirleri ziyareti yasaklaması gerekir. Hatta ne o fitne olsun ne de fitneye uÄŸrasın. Allah herkesin halini ıslah etsin. Åžeyh İbnu Baz

 

SORU:Ölünün defninden sonra kabrin üzerine Kur’an okumanın hükmü nedir? Evlerde Kur’an okuyanları, ücret karşılığı kiralamak ve bunu ölülere rahmet olarak       isimlendirmenin hükmü nedir?

CEVAP:  İlim ehlinin sözlerinden tercih edilen görüş, definden sonra kabrin üzerine Kur’an okumak bidattir. Çünkü bu amel, Rasûlullah  –sallallahu aleyhi ve selem-‘in zamanında yoktu, bunu emretmemiÅŸ ve yapmamıştır. Bilakis bu konuda varid olan, Nebi –sallallahu aleyhi ve selem- durur ve şöyle derdi: “KardeÅŸiniz için bağışlanma dileyin ve onun sabit kalması için dua edin. Şüphesiz ki o, ÅŸu anda sorulmaktadır.(Sorguya çekilmektedir.)”  Åžayet kabrin yanında Kur’an okumak hayır ve ÅŸeriatta olsaydı, muhakkak Nebi –sallallahu aleyhi ve selem- bunu emrederdi, ta ki ümmet bunu bilirdi, öğrenirdi. Yine insanların evlerde toplanıp, ölünün ruhuna Kur’an okumalarının dinde bir aslı yoktur. Selefi Salih (Allah onlardan razı olsun) bunu yapmıyorlardı. MeÅŸru olan (dinde olan) bir müslümana bir musîbet isabet ettiÄŸi zaman, (başına bir bela  geldiÄŸinde) sabretmesi ve Allah katında ki sevabı umması gerekir. Ve sabredenleri dediÄŸi gibi şöyle demesi gerekir: Biz Allah’a âidiz ve elbette O’na döneceÄŸiz. Allahım, bu başıma gelen musibetimde bana ecir ver. Bu musibetten sonra bana hayır ihsan et. Ölünün ailesinin yanında toplanmak, Kur’an okumak, yemek ikram etmek ve buna benzer ÅŸeylerin hepsi bidattir.  Åžeyh İbnu Useymin

 

SORU:   Nebi  –sallallahu aleyhi ve selem-‘in veya baÅŸkasının mevlidinde (doÄŸum gününde) kesilen kurbanın etinden yemek caiz midir?

CEVAP: Nebi –sallallahu aleyhi ve selem-‘in ve bir velinin mevlidinde onu ta’zim etmek (yüceltmek) amacıyla kurban kesmek, Allah’tan baÅŸkasına kurban kesmektir ki bu ÅŸirktir. Etinden yemek caiz deÄŸildir. Allah Rasûlü  –sallallahu aleyhi ve selem- şöyle buyurur: “Allah’tan baÅŸkasına kurban kesene Allah lânet etsin.”  Alimler Heyeti.

 

SORU:Ehli Sünnet birinin, batıl itikat sahibi (boş inanç) kimselerin cenazelerinde hazır bulunması ve onların ölülerinin üzerine namaz kılması mümkün mü?

CEVAP: Allah’a ÅŸirk derecesine ulaÅŸan hurafeciler (batıl inançlılar), tıpkı ölülerden ve gâiblerden, cin, melekler ve baÅŸkaları gibi mahluklardan meded ve yardımına yetiÅŸmesini isteyenler kâfirdirler. Ve onların ölülerinin üzerine namaz kılmak ve cena-zelerinde hazır bulunmak caiz deÄŸildir. Ancak hurafeleri (batıl inançları) ÅŸirk derecesine ulaÅŸmayanlar ise, tıpkı içerisinde ÅŸirk olmayan mevlid kutlamaları veya İsra ve Mi’rac gecesi ve benzerleri gibi, bu günahkârların üzerine namaz kılınır, cenazelerinde hazır bulunulur ve “Şüphesiz ki Allah, kendisine ÅŸirk koÅŸulmasını bağışlamaz. Bundan baÅŸkasını ise, dilediÄŸi kimse için bağışlar.” âyeti gereÄŸi, muvahhidlerin günahkârları için ümîd edilen, onlar içinde ümid edilir.  Alimler Heyeti.

 

SORU: Ölüyü ve gaibi imdada (yardıma) çağırmak, ondan yardım istemek büyük günah mıdır?

CEVAP: Evet. Ölülerden ve gaiblerden yardım istemek, kiÅŸiyi bu fiilinden dolayı İslam dairesinden çıkaran büyük ÅŸirktir. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “ Kim Allah ile beraber, varlığına hiçbir delil bulunmayan baÅŸka bir ilaha ibadet ederse, onun hesabı Allah yanındadır. Gerçek ÅŸudur ki, kâfirler asla iflah olmayacaktır. “  Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “İşte Rabbınız Allah budur. Mülk O’nundur. O’ndan baÅŸka yalvardıklarınız, bir çekirdek lifine bile size cevap vermezler. Kıyamet günü sizin ortak koÅŸmanızı inkâr ederler. Her ÅŸeyden haberdâr olan Allah gibi hiç kimse sana haber veremez.”

Alimler Heyeti.

 

SORU: Peygamberimiz Muhammed –sallallahu aleyhi ve selem- ve baÅŸkası gibi peygamberler ve Salihlerin kabirlerine sefer niyetiyle gitmek caiz midir?  Bu ziyaret ÅŸeri midir, deÄŸil midir?

CEVAP: Peygamberlerin, salihlerin ve baÅŸkalarının kabirlerine ziyaret amacıyla sefer düzenlemek caiz deÄŸildir. Aksine bu, bidattir. Aslolan Peygamber –sallallahu aleyhi ve selem-‘in ÅŸu hadisinde buyurduÄŸu gibidir: “Åžu üç mescidden baÅŸka bir yere sefer düzenlenmez:Mescidul-Haram, benim bu mescidim ve Mescidi Aksa.” Rasulullah –sallallahu aleyhi ve selem- şöyle buyurur: “Kim bir amel iÅŸler, bizim de o iÅŸte bir emrimiz yoksa, o amel reddolunur.(kabul edilmez)”  Sefer düzenlemeksizin yapılan kabir ziyareti ise sünnettir. Rasulullah  –sallallahu aleyhi ve selem- şöyle buyurur: “Kabirleri ziyaret ediniz. Muhakkak ki kabirler sizlere âhireti hatırlatır.” Muslim sahihinde rivayet etmiÅŸtir. Alimler Heyeti.

 

SORU: Evliyanın kabirlerinden yardım istemenin, kabrin etrafında tavaf etmenin, taşlarıyla bereket ummanın, onlara adak adamanın, kabirlerin üzerine gölgelik yapmanın ve Allah katında vesile edinmenin hükmü nedir?

CEVAP: Evliyanın kabirlerinden yardım istemek, onlara adak adamak, Allah katında aracılar edinmek, onlardan bunları talep etmek, İslam dairesinden çıkaran büyük ÅŸirktir ve her kim bu hal üzere ölürse ateÅŸte ebedi kalmayı gerektirir. Kabirleri tavaf etmek ve onlara gölgelik yapmak ise bidattir. Bu amel haram kılınmış ve bu Allah’tan baÅŸkasına, kabir ehline ibadetin en büyük vesilesidir. Åžayet, kabirde yatan ölünün, kendisine fayda verdiÄŸine veya kendisinden bir zararı giderdiÄŸini veya tavafıyla ölüye yaklaÅŸmayı murad etmiÅŸse, bu niyetle bunları yaparsa bu ÅŸirk olur.   Alimler Heyeti.

 

SORU: Mezarlar üzerine kurban kesenin, menfaat ve zararda meded ve yardım dileyen kimseye Allah’ın hükmü nedir?

CEVAP: Mezarlar üzerine kurban kesmek büyük ÅŸirktir. Kim böyle yaparsa lânetlen-miÅŸtir. Ali –radıyallahu anhu- ‘dan gelen hadiste Allah Rasulu –sallallahu aleyhi ve selem- şöyle buyurur: “ Allah’tan baÅŸkasına kurban kesene Allah lânet etsin…” Hadis.  Alimler Heyeti.

 

SORU: Allah’ın Salih kullarının kabirlerinin üstüne mescidler inÅŸa etmek câiz midir? O beldede kabirler olmayan mescidler olduÄŸu halde o mescidlerde namaz kılmak caiz midir?

CEVAP: Allah’ın Salih kullarının kabirlerinin üstüne mescidler inÅŸa etmek caiz deÄŸil-dir. Bu mescidlerde namaz kılmak caiz deÄŸildir. Nebi –sallallahu aleyhi ve selem- şöyle buyurur: “Peygamberlerinin kabirlerini mescidler edinen yahudi ve hıristiyanlara Allah lânet etsin.”  (Buhari ve Muslim) Rasulullah –sallallahu aleyhi ve selem- şöyle buyurur: “Bana kulak verin (ey Allah’ın kulları!) Sizden öncekiler peygamberlerinin ve Salihlerinin kabirlerini mescidler edinirlerdi. Bana kulak verin (ey Allah’ın kulları!) Kabirleri mescidler edinmeyiniz. Zira ben bunu yasaklıyorum.” (Muslim sahihinde) Yine Muslim, Cabir b. Abdullah’ın Nebi  –sallallahu aleyhi ve selem-‘den rivayetinde: “Nebi –sallallahu aleyhi ve selem- kabirlere kireç sıvamayı, üzerine oturmayı ve üzerine bina yapılmasını yasaklamıştır.”       Alimler Heyeti

 

SORU: Allah yeryüzünde ve gökyüzündedir diyerek, Allah’ın yeryüzünde O’na mekan sınırlamak korkusuyla muaf tutanın arkasında kılınan namazın hükmü nedir?

CEVAP: Ehli Sünnet vel-Cemaat’in akidesinden: Allah Subhanehu Ve Teâlâ yarattıklarının hepsinin üzerinde yüksektedir. Allah, ÅŸanına yaraşır bir ÅŸekilde ArÅŸ’ının üzerine istiva etmiÅŸtir. Buna delalet eden âyetler ÅŸunlardır: “Rahman ArÅŸ’ın üzerine istiva etti”  “O, çok yüce ve çok büyüktür”  “O,kullarının üstünde her ÅŸeye kadir ve gâliptir.”   Allah Teâlâ İsa –aleyhisselam- hakkında şöyle buyurur: “Fakat Allah onu kendisine yükseltmiÅŸtir.” Allah Celle Celaluhu gökyüzünde de ilahtır yeryüzünde de ilahtır. Allah Teâlâ’nın buyurduÄŸu gibi: “Gökte de yerde de ilâh O’dur.”

     Allah Teâlâ ilmiyle yarattıklarıyla birliktedir. Şöyle buyurur: “Nerede olursanız, O sizinle beraberdir.”  Her kim, Allah Celle ve Alâ’nın zatıyla yerde olduÄŸuna itikad ederse (inanırsa) bu Kitaba, sünnete ve icmaya muhaliftir (zıddır). Bu ise; Allah’ın her türlü mekandan münezzeh olduÄŸunu söyleyen hulûliyyenin (tasavvufta bir fırka adı olup imamları Hallâc’dır.) mezhebidir. Her kim bunu cehaletten söylerse, ona hüküm bildirilir. Bunda ısrar ederse veya bunu cehaletten söylemiyorsa o, Allah’ı inkâr etmiÅŸtir. Arkasında namaz kılmak geçerli olmaz.  Alimler Heyeti